Berbat Hayatım

Berbat Hayatım

herşey boktan

Kadın dediğin güzel olacak arkadaş.

19/9/2009


Şöyle savurdu mu eteğini, ruhun rüzgarına kayacak. Bacakların, ayakların,
bilekten bağlı ayakkabıya tutunan parmakların, seyrine doyamayacaksın.
Bakımlı olacak kadın dediğin. Saçları ipek , topukları pembe, boynu ince,
salındı mı kuğu gibi zarif olacak ve zarifliğinin ortasında bir hanımefendi barındıracak.
Güzel olacak ama kaşı, gözü, bacağı, iki meme ucundan önce, sözü doğru, ruhu aydınlık olacak, 
güzelliği komple olacak. Korkmayacaksın gecenin bir vakti sol cenapta yüzünü 
gördüğünde. Yeni bir kabus gibi yaşamayacaksın gerçeği de. Güzel olacak ama, 
aklını evde tutacak kadar da akıllı.... Seni elinin tersiyle değil, avucunun 
içiyle kavrayacak... Bileceksin ki emin ellerdeyim, başkası tutamaz beni 
böyle. Rahat olacaksın yanında, çok konuşmayacak, beynini didiklemeyecek 
küçük kurtçuklarla. Sıradan ve kabullenir yaşamanın ne demek olduğunu 
sindirmiş olacak içine.

Asla şatafat düşkünü olmayacak. Doğum günlerinde  bir sıcacık öpücüğün 
yerini, tek taş bir De Beears'ın alamayacağını algılayacak kadar doygun 
olacak. Hatırlaman yetecek özel günleri, pahalı bir hediyeyle savuşturmadan. 
Sadeliğin içinde farkedilir olabilmeyi, gösterişli  kıyafetle bir 
tutmayacak. Duruşu, oturuşu, yürüyüşü abartılı değil, basit hiç değil, 
sadelikten oluşacak. Kendini süs bebeği gibi ortaya atıp, fingirdeşmeyecek
başkalarıyla. Ekonomiden, politikadan, milli maçlardan ve kültürel 
olaylardan haberi olacak. Bizi kim yönetir, nasıl yönetir, demokrasi, 
monarşi, oligarşi nedir bilecek, saf hatun numarasıyla cahilliğini 
güzelliğiyle örtmeye  yeltenmeyecek. Gezip, eğlenmesini bildiği kadar, pazar 
parasını kozmetiğe yatırmaması gerektiğini, domatesin, ekmeğin, soğanın,
kıymanın kaç para olduğunu bilecek. Cak cak telefonda konuşup, niye böyle 
fatura geldi hayret tribine girmeyecek. Eşini dostunu kollayacak ama içi 
vıcık vıcık dedikodu yumağının içinde kaybolmayacak.

Marka düşkünü, moda düşkünü olmayacak kesinlikle...Takip edecek ancak 
yakışanı seçecek. Sökük, paça boyu, fermuar dikmeyi bilecek, herseferinde 
terzi aranmayacak pırnık pırnık. Elinden her iş gelecek. Marifetlerini 
sadece seni elde ederken değil, seni elde tutarken de gösterecek ve tüm 
bunlar içinden gelecek içinden,  göstermelik olmayacak.

Adamın siniri bozmayacak, tepesini attırmayacak, cinleri başına 
toplamayacak, körolası dilini gerektiğinde yutacak... Çarşı pazar görmesini, 
sana don kilot almasını, gömlek ayakkabı numaranı bilecek... ve zevki seni
giydirecek kadar yerinde olacak, kendisini giydirmeyi bildiği gibi.

Orada burada dedikodu yapmayacak, laf taşımayacak, ayıkla pirincin taşını 
durumlarına sokmayacak. Ortalık yerde kahkahalarıyla sebepsiz çınlamayacak. 
Dekoltenin dozunu kaçırmayacak ama sıkı sıkıya da kendini ambalajlamayacak. 
Açık saçık olan elbisesi değil, sana olan ilgisi olacak ve bunu 
gösterebilecek medeniyeti...


Onu bir kediyi sever gibi seveceksin yanıbaşında ve huzurla... Öyle 
'çağırdım, gelmedin, geç kaldın, aramadın, sormadın, kiminleydin, hesap ver' 
yapmayacak. Sana yüreğiyle güvenecek, inançlarıyla sokulacak.  Bilmem kimin 
sözüne aldırmayacak, asla arkadaşlarının arkasından konuşmayacak, hele küfür 
hiç etmeyecek. Sınırını zorlamayacak , salya sümük ağlamayacak, kıytırık 
nedenlerden hır gür çıkarmayacak. Sözü  dinlenir, anlaşılır olacak. Bir 
hatayı allayıp pullayıp abartmayacak.

Gömleklerini o ütüleyecek ve o gömleğe hangi pantolon yakışır bilecek.  Ama 
hayatı giyim kuşam üstüne kurulmayacak. Uyum ve uyumsuzluk nedir  bilecek. 
Bir kere, topuklu ayakkabıyla spor ayakkabının ayrımını yapabilecek arkadaş. 
Dağa çıkarken rugan ayakkabı giymeyecek. 'Of yoruldum, beni ara, beni al, 
beni bul, bunu isterim'  değil, 'sence de uygunsa, yanındayım, ben gelirim,
merak etme'  olacak lügatında. Tereciye tere satmayacak yani. Hissettiğiyle 
yaptığı şey arasında uçurum olmayacak. Cesur olacak cesur. Seni seviyorum 
derken korkmayacak, başka şeylerin arkasına gizlenmeyecek ve arkandan laf 
söyletmeyecek....

Kadın dediğin iyi sevişecek arkadaş. Koyun gibi yatmayacak,  kımıl kımıl 
olacak yatakta. Aklını başından alacak ama, aklını sadece bununla 
yormayacak. Delireceksin ama delirmen hastalıktan olmayacak. Uzanıverdi mi 
yanına boylu boyunca, göğsünde atan kalbinin yerine koyacaksın kendini, 
ruhunu, herşeyini.  Aşksız yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin.

Kadın gibi kadın olacak kadın dediğin, çıtır çerez niyetine yemediğin. Bir 
gecelik değil, ömürlük olacak ömürlük. Yıllara rehaveti değil huzuru 
taşıyacak. En seksi leydi olmayı da bilecek, hanım sultan olup sözünü 
geçirmeyi de. Cıvık konulara takılıp zaman tüketmeyecek, küsmeyecek, 
süründürmeyecek.  Kadın dediğin ayıp nedir bilecek.

Sıkboğaz edip seni yalancı durumuna düşürmeyecek.  Seni öyle bir tutacak ki 
arkadaş, sen bile şaşıracaksın öyle tutulduğuna. iki lafın başı, her 
tartışmada ayrılalım tehtidi savurmayacak. Sabırlı olacak ve asla gururuna 
dokunmayacak...

Tuzu az, şekeri çok gibi limiti olmayan prosedürsüz yemeklerle işi 
olmayacak. şöyle pastırmalı kurufasülyenin yanına tereyağlı pilavı 
konduracak şüphesiz. Salatasız oturmayacak yemeğe. Temiz olacak herşeyden 
önce mesela köfteyi mıncıklarken elleri . Yahut pahalı parfümlerin sindiği, 
süslü püslü boyacı küpü gibi, her öptüğünde bulaşık bir tadın kaldığı bir 
kadını öpmeyeceksin. Buram buram aşka sarılacaksın arkadaş. Buram buram 
kadın kokacak kadın dediğin.

Kadın dediğin güzel olacak ama eli yüzü düzgünden çok öte birşey. Zeki 
olacak zeki, seni bir hamur gibi karmasını da bilecek,  o hamura kendini 
katmasını da... Paranın gücünü bilecek ama ne parasızlığın ezikliğini ne de
paranın kudurmuşluğunu yaşayacak. Değerlerini bir anlık hevesler uğruna 
terketmeyecek.  Namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seni baştan 
çıkarırken kullanacak, yan gözle adam kesmeyecek ,üstüne  sevgili 
edinmeyecek.

Sarışın, renkli gözlü, uzun bacaklı, beyaz tenli, ince bilekli dilber filan 
fasarya... Kadın dediğin hatun olacak arkadaş, sözüne güvenilir, olacak. 
Bileceksin ki konuşulanlar burada kalır, kapıdan çıkmaz bir daha. Ağzı sıkı
olacak kadın dediğin. Sırrını tutacak ama gününü bekleyip kusmayacak...

Para lazımcılardan, kürkçülerden, cep telefonu manyaklarından, 
dırdırcılardan, unutkanlıklarını senin üzerine atanlardan, kendi 
yetersizliğini seni suçlayarak rahatlayanlardan, raf süslerinden, 
tehtidkarlardan, kaçaklardan, kıkırdayanlardan, boş bakanlardan olmayacak. 
Saflığı, cahilliği, aptallığı oynamayacak, biraz ukala olabilir ancak  sana 
rol yapmayacak. Komplekslerini güzelliğiyle örtmeye çalışmayacak.  Bir şeyi 
çok isterse ve inançları doğrultusunda yapacak.

En önemlisi kendini sevecek arkadaş, kendini sevmeyen kadından sana ne hayır 
gelir. Bir bakarsın ki yıllar sonra bu  kadınla ne yatağa sığabiliyorsun, ne 
toprağa...  Koluna takıp gezmesini de bileceksin gururla, koynuna çekip 
sevişmesini de şehvetle.  Analığını da bilecek, çocuklarından saygı görmeyi
de,  anaya babaya hürmet etmeyi de...

Kadın kadın olacak be, seni sadece sen olduğun için, sensin diye sevecek. 
Parayla pulla, kariyerle, güçle, kimin ne dediğiyle , sınırlamayacak.   Hem 
sevgilin, hem arkadaşın, hem annen, hem çocuğun olacak, bağrına basacaksın 
huzurla... Bileceksin ki  evde 'O' kadın tarafından beklenmenin zevkini 
hiçbir zevk yaşatamaz sana...

- Ben böyle bir kadın tanıdım, değerini çok geç anladım...

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Kadın dediğin güzel olacak arkadaş.

19/9/2009


Şöyle savurdu mu eteğini, ruhun rüzgarına kayacak. Bacakların, ayakların,
bilekten bağlı ayakkabıya tutunan parmakların, seyrine doyamayacaksın.
Bakımlı olacak kadın dediğin. Saçları ipek , topukları pembe, boynu ince,
salındı mı kuğu gibi zarif olacak ve zarifliğinin ortasında bir hanımefendi barındıracak.
Güzel olacak ama kaşı, gözü, bacağı, iki meme ucundan önce, sözü doğru, ruhu aydınlık olacak, 
güzelliği komple olacak. Korkmayacaksın gecenin bir vakti sol cenapta yüzünü 
gördüğünde. Yeni bir kabus gibi yaşamayacaksın gerçeği de. Güzel olacak ama, 
aklını evde tutacak kadar da akıllı.... Seni elinin tersiyle değil, avucunun 
içiyle kavrayacak... Bileceksin ki emin ellerdeyim, başkası tutamaz beni 
böyle. Rahat olacaksın yanında, çok konuşmayacak, beynini didiklemeyecek 
küçük kurtçuklarla. Sıradan ve kabullenir yaşamanın ne demek olduğunu 
sindirmiş olacak içine.

Asla şatafat düşkünü olmayacak. Doğum günlerinde  bir sıcacık öpücüğün 
yerini, tek taş bir De Beears'ın alamayacağını algılayacak kadar doygun 
olacak. Hatırlaman yetecek özel günleri, pahalı bir hediyeyle savuşturmadan. 
Sadeliğin içinde farkedilir olabilmeyi, gösterişli  kıyafetle bir 
tutmayacak. Duruşu, oturuşu, yürüyüşü abartılı değil, basit hiç değil, 
sadelikten oluşacak. Kendini süs bebeği gibi ortaya atıp, fingirdeşmeyecek
başkalarıyla. Ekonomiden, politikadan, milli maçlardan ve kültürel 
olaylardan haberi olacak. Bizi kim yönetir, nasıl yönetir, demokrasi, 
monarşi, oligarşi nedir bilecek, saf hatun numarasıyla cahilliğini 
güzelliğiyle örtmeye  yeltenmeyecek. Gezip, eğlenmesini bildiği kadar, pazar 
parasını kozmetiğe yatırmaması gerektiğini, domatesin, ekmeğin, soğanın,
kıymanın kaç para olduğunu bilecek. Cak cak telefonda konuşup, niye böyle 
fatura geldi hayret tribine girmeyecek. Eşini dostunu kollayacak ama içi 
vıcık vıcık dedikodu yumağının içinde kaybolmayacak.

Marka düşkünü, moda düşkünü olmayacak kesinlikle...Takip edecek ancak 
yakışanı seçecek. Sökük, paça boyu, fermuar dikmeyi bilecek, herseferinde 
terzi aranmayacak pırnık pırnık. Elinden her iş gelecek. Marifetlerini 
sadece seni elde ederken değil, seni elde tutarken de gösterecek ve tüm 
bunlar içinden gelecek içinden,  göstermelik olmayacak.

Adamın siniri bozmayacak, tepesini attırmayacak, cinleri başına 
toplamayacak, körolası dilini gerektiğinde yutacak... Çarşı pazar görmesini, 
sana don kilot almasını, gömlek ayakkabı numaranı bilecek... ve zevki seni
giydirecek kadar yerinde olacak, kendisini giydirmeyi bildiği gibi.

Orada burada dedikodu yapmayacak, laf taşımayacak, ayıkla pirincin taşını 
durumlarına sokmayacak. Ortalık yerde kahkahalarıyla sebepsiz çınlamayacak. 
Dekoltenin dozunu kaçırmayacak ama sıkı sıkıya da kendini ambalajlamayacak. 
Açık saçık olan elbisesi değil, sana olan ilgisi olacak ve bunu 
gösterebilecek medeniyeti...


Onu bir kediyi sever gibi seveceksin yanıbaşında ve huzurla... Öyle 
'çağırdım, gelmedin, geç kaldın, aramadın, sormadın, kiminleydin, hesap ver' 
yapmayacak. Sana yüreğiyle güvenecek, inançlarıyla sokulacak.  Bilmem kimin 
sözüne aldırmayacak, asla arkadaşlarının arkasından konuşmayacak, hele küfür 
hiç etmeyecek. Sınırını zorlamayacak , salya sümük ağlamayacak, kıytırık 
nedenlerden hır gür çıkarmayacak. Sözü  dinlenir, anlaşılır olacak. Bir 
hatayı allayıp pullayıp abartmayacak.

Gömleklerini o ütüleyecek ve o gömleğe hangi pantolon yakışır bilecek.  Ama 
hayatı giyim kuşam üstüne kurulmayacak. Uyum ve uyumsuzluk nedir  bilecek. 
Bir kere, topuklu ayakkabıyla spor ayakkabının ayrımını yapabilecek arkadaş. 
Dağa çıkarken rugan ayakkabı giymeyecek. 'Of yoruldum, beni ara, beni al, 
beni bul, bunu isterim'  değil, 'sence de uygunsa, yanındayım, ben gelirim,
merak etme'  olacak lügatında. Tereciye tere satmayacak yani. Hissettiğiyle 
yaptığı şey arasında uçurum olmayacak. Cesur olacak cesur. Seni seviyorum 
derken korkmayacak, başka şeylerin arkasına gizlenmeyecek ve arkandan laf 
söyletmeyecek....

Kadın dediğin iyi sevişecek arkadaş. Koyun gibi yatmayacak,  kımıl kımıl 
olacak yatakta. Aklını başından alacak ama, aklını sadece bununla 
yormayacak. Delireceksin ama delirmen hastalıktan olmayacak. Uzanıverdi mi 
yanına boylu boyunca, göğsünde atan kalbinin yerine koyacaksın kendini, 
ruhunu, herşeyini.  Aşksız yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin.

Kadın gibi kadın olacak kadın dediğin, çıtır çerez niyetine yemediğin. Bir 
gecelik değil, ömürlük olacak ömürlük. Yıllara rehaveti değil huzuru 
taşıyacak. En seksi leydi olmayı da bilecek, hanım sultan olup sözünü 
geçirmeyi de. Cıvık konulara takılıp zaman tüketmeyecek, küsmeyecek, 
süründürmeyecek.  Kadın dediğin ayıp nedir bilecek.

Sıkboğaz edip seni yalancı durumuna düşürmeyecek.  Seni öyle bir tutacak ki 
arkadaş, sen bile şaşıracaksın öyle tutulduğuna. iki lafın başı, her 
tartışmada ayrılalım tehtidi savurmayacak. Sabırlı olacak ve asla gururuna 
dokunmayacak...

Tuzu az, şekeri çok gibi limiti olmayan prosedürsüz yemeklerle işi 
olmayacak. şöyle pastırmalı kurufasülyenin yanına tereyağlı pilavı 
konduracak şüphesiz. Salatasız oturmayacak yemeğe. Temiz olacak herşeyden 
önce mesela köfteyi mıncıklarken elleri . Yahut pahalı parfümlerin sindiği, 
süslü püslü boyacı küpü gibi, her öptüğünde bulaşık bir tadın kaldığı bir 
kadını öpmeyeceksin. Buram buram aşka sarılacaksın arkadaş. Buram buram 
kadın kokacak kadın dediğin.

Kadın dediğin güzel olacak ama eli yüzü düzgünden çok öte birşey. Zeki 
olacak zeki, seni bir hamur gibi karmasını da bilecek,  o hamura kendini 
katmasını da... Paranın gücünü bilecek ama ne parasızlığın ezikliğini ne de
paranın kudurmuşluğunu yaşayacak. Değerlerini bir anlık hevesler uğruna 
terketmeyecek.  Namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seni baştan 
çıkarırken kullanacak, yan gözle adam kesmeyecek ,üstüne  sevgili 
edinmeyecek.

Sarışın, renkli gözlü, uzun bacaklı, beyaz tenli, ince bilekli dilber filan 
fasarya... Kadın dediğin hatun olacak arkadaş, sözüne güvenilir, olacak. 
Bileceksin ki konuşulanlar burada kalır, kapıdan çıkmaz bir daha. Ağzı sıkı
olacak kadın dediğin. Sırrını tutacak ama gününü bekleyip kusmayacak...

Para lazımcılardan, kürkçülerden, cep telefonu manyaklarından, 
dırdırcılardan, unutkanlıklarını senin üzerine atanlardan, kendi 
yetersizliğini seni suçlayarak rahatlayanlardan, raf süslerinden, 
tehtidkarlardan, kaçaklardan, kıkırdayanlardan, boş bakanlardan olmayacak. 
Saflığı, cahilliği, aptallığı oynamayacak, biraz ukala olabilir ancak  sana 
rol yapmayacak. Komplekslerini güzelliğiyle örtmeye çalışmayacak.  Bir şeyi 
çok isterse ve inançları doğrultusunda yapacak.

En önemlisi kendini sevecek arkadaş, kendini sevmeyen kadından sana ne hayır 
gelir. Bir bakarsın ki yıllar sonra bu  kadınla ne yatağa sığabiliyorsun, ne 
toprağa...  Koluna takıp gezmesini de bileceksin gururla, koynuna çekip 
sevişmesini de şehvetle.  Analığını da bilecek, çocuklarından saygı görmeyi
de,  anaya babaya hürmet etmeyi de...

Kadın kadın olacak be, seni sadece sen olduğun için, sensin diye sevecek. 
Parayla pulla, kariyerle, güçle, kimin ne dediğiyle , sınırlamayacak.   Hem 
sevgilin, hem arkadaşın, hem annen, hem çocuğun olacak, bağrına basacaksın 
huzurla... Bileceksin ki  evde 'O' kadın tarafından beklenmenin zevkini 
hiçbir zevk yaşatamaz sana...

- Ben böyle bir kadın tanıdım, değerini çok geç anladım...

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Skeptesheia

4/8/2007

 

Skeptesheia
Düşünülebilecek hiçbir konuda "kesin bilgi" diye birşey söz konusu değildir. Olsa da, insan kendi elindeki bilgilerle evrensel sorulara yanıt bulamaz..
 
Hayat; nesnel bilgi ve nesnel bilme olanağı olmayan olguların gerçekleştiği bir bilinmezliktir belki de..
 
İnsan herşeyi bilebilme, ve edindiği bazı kanıtlar vasıtasıyla kendince doğrular üretme şansına sahip olsaydı; şu güne kadar evrenin sırrını çözmüş, ve mükemmeliyete erişmiş olurduk..
 
Mükemmeliyet var mıdır peki? Herşeyin olması gerektiği gibi süregelmesi kaderin varoluşu olarak açıklanabilir.. Ancak kader bir yanılgıdır, gerçek değil, hayalîdir. Kader somut olmadığına göre bazı şeylerin mükemmel olması da soyut bir kavramdır.. Soyutluk; özneldir. Bu nedenle mükemmellik anlayışı herkese göre değişir..
 
Ama insan; inandığında kendi mükemmelliğini yaratabilir..
Gerçeklik mi? Yoksa Ütopya mı?

Gerçekten de insanı insan yapan en önemli özelliklerden biri onun kendisini çevreleyen dünyayı, içinde yaşadığı toplumu, geçmişini ve bütün yanları ile bizzat kendisini tanımak ve bilmek istemesidir..

Etrafımızdaki birtakım gerçekleri gözardı etmek ya da bu gerçekleri öğrenmeye karşı direnmenin doğruluğu yoktur.. Bu yalnızca zaman kaybıdır çünkü gerçekler enerji gibi yoktan var edilemez ya da mevcudiyete sahipken yok edilemez..

İnsan neden kaçar gerçeklerden? Neden korkar? Belki de edindiğimiz hayal zincirlerinin kopuk halkalarının olduğunu bilmek acı verir. Ya da kendimizi; kendi gerçeklerimize öyle kaptırırız ki bazen; yaptığımız hatalardan ders almaz, veya dünyanın etrafımızda dönmediğini anımsamayız. Bu korku mudur? Hayır insan ne olursa olsun, nasıl olursa olsun bir yerde kendine olan inancını kaybeder, kalbine gömdüğü, unutmak istediği gerçeklerle yüzleşir. Asıl acı veren de budur. Hiç kimse hayatında her istediğini elde edemez bu da bir gerçek. Öyleyse asıl korkumuz: hayal kırıklığı yaşamaktır..

İnsan düşünmekten, sorgulamaktan kaçmamalıdır. Düşünmek insanın doğasında vardır ne de olsa; ve bu yetiye engel olmak marifet değildir. Kimsenin düşüncelerine saygısızlık edilmemeli, onun kendi fikirlerini beyan etmesine karşı çıkılmamalıdır. Herşeyden önce düşünmek, yargılamak da bir sanattır. Ve her insan kendince bir sanatçıdır. Eserimiz: hayatımızdır..

"İnsan; düşündükçe, sorguladıkça insandır.."

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Çinseddi Bittikten Sonraki Diyaloglar :)

27/4/2006

-imparatorum bu seddi yapacağımıza barış yapsaydık daha kolay olmaz mıydı?
-gel bakayım sen şöyle!


-çin seddini yapanlardan birinin annesi:
-oğlum bak sen gerizekalı değilsin demekki çalışınca oluyomuş.


-imparatorum emriniz üzerine çin seddini bitirdik efendim
-ulan manyak mısınız.. ben sizinle dalga geçmiştim o kadar duvar örülür mü hiç denyolar

-güzel oldu ama şimdi ilerde birileri çıkıp bunu uzaylılar yaptı derler.

-ben sana set yapamazsın demedim , duvarcı ustası olamazsın dedim

-oh hele şükür bitti çing
-ne bitti çang?
-çin seddi mi çang !
-sana kim yap dedi ki çang ?
-.......

-oha felan oldum abi ya

-anaaa dalmışız örmeye kaç metre olmuş bu be?!

- yanlış olmuş yıkın!
- ne ne neeyyy?
- ehuhehe şaka lan şaka

- ulan imparator diye başımıza getirdiğimiz adama bak.ne pis bi insanmış bu ya

-fazla mı gaza geldik lan, uzun oldu sanki..?!?

-ustabaşı : yüce imparatorum dünyanın en uzun duvarının yapımını tamamladık.
-imparator : aslında işlevi önemli.

- abi o kadar yaptık acaba uzaydan görünür mü?
- o ne ki?
- bilmem içimden geldi öyle.

- keşke daha derli toplu bir şey yapsaydık. fotoğraf makinesine sığmaz bu.


-olm ilerde taklit etmesinler bunu?
-oha, yok daha neler?
-berline de duvar falan yaparlarsa ya?
-berlin neresi be?
-ne bilim budha sööletti heralde...

-şimdi ben bunu yaptım ama bi sor bakalım neden yaptım.
-neden yaptın abi?
-yapamazsın dediler.

-aaa? lan duvarı dışardan örmüşüz, biz nası gircez lan içeri ???


- abi biz bu seddi yaptık ama türkler göç etmiş be abi..
- hasssssss...

- korktuğumuz çok belli oluyomudur acaba?
(oluyor canım, uzaydan görünüyor.)

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

bi kıyak geçtim size :=)

25/4/2006

arkadaslar buı ftp adresinden flashget kullanarak download yapılabılıyor buda su manaya gelıyor fılmlerı istediginiz an indirmeye devam ediyorsunuz

flashgetle nasıl indireceginizi anlatayım ıstersenız

flashgeti actıktan sonra f7 tusuyla flashget sıte explorer ı acıyorsunuz sonra ftp adresını kopyalayıp oradakı kutucuga yapıstırıyorsunuz

ve butun fılmlerı goruyorsunuz

daha sonra mause la sag tıklayıp download dedıgınız anda flash get baslıyor ındırmeye

hadı sızde baslayın bu fırsat kacmaz ıstedıgın an devam et

ftp://213.157.174.91/Movies%201/

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı